KURUMSAL
Bağımlılığı “dili, dini, ırkı olmayan bir kimyasal savaş” olarak tanımlayan Nezahat Erok, bu mücadelenin en ön cephesinde annelerin yer aldığını belirtti. Kendi yaşamındaki zorlu süreci bir dönüşüm hikâyesine çeviren Erok, 9 yıl önce Hayata Dönüş Derneği’ni kurarak bağımlılıkla mücadelede kurumsal bir adım attı.
3,5 yıl önce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında hayata geçirilen Servetiye Tazelenme Merkezi, Türkiye’de örnek gösterilen yatılı sosyal rehabilitasyon modeliyle faaliyet gösteriyor. Merkezde bireyler en az üç ay boyunca ilaçsız, disiplinli ve sevgi temelli bir psikososyal eğitim sürecine dahil ediliyor.
Merkezin temel yaklaşımı, bağımlı bireyleri yalnızca tedavi etmek değil; onların yeniden kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak. Küfür, yalan, hakaret ve bağımlılık dili gibi davranışların yasak olduğu merkezde; saygı, şefkat ve disiplin bir arada uygulanıyor.
Erok, merkezdeki rolünü şu sözlerle ifade ediyor:
“Ben orada sadece bir idareci değilim. Her biri için bir anneyim.”
Unutulmayan Bir Hikâye
20 yıllık bağımlılık geçmişi olan bir gencin merkezde yaşadığı dönüşüm, çalışmaların insani boyutunu gözler önüne serdi. Sokakta yaşamış, içine kapanmış bir şekilde merkeze gelen genç, sağlık sorunlarının giderilmesi ve gördüğü ilgi sonrası duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Anne… Ben bugüne kadar nasıl bir iyilik yaptım ki Allah sizin gibi insanları karşıma çıkardı?”
Sertifika Törenlerinde Umut
Üç aylık süreci başarıyla tamamlayan bireyler için düzenlenen sertifika törenlerinde ailelerin yaşadığı duygusal anlar, merkezin etkisini gözler önüne seriyor. Yıllardır evladından haber alamayan annelerin, “Oğlum geri döndü” sözleriyle gözyaşı döktüğü anlar, 15 yıllık mücadelenin en anlamlı karşılığı olarak görülüyor.
“Bağımlılık Utanç Değil, Bir İnsanlık Sınavıdır”
Hayata Dönüş Derneği ve Servetiye Tazelenme Merkezi’nin yalnızca bir rehabilitasyon alanı değil; bir umut hareketi olduğunu belirten Erok, toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu:
“Bağımlılık bir utanç değildir. Bir insanlık sınavıdır. Ve her insan, doğru destekle hayata dönebilir.”
